Projeyi benzersiz kılan en önemli özellik, farklı yaş gruplarından oyuncuların aynı sahneyi paylaşması. En genci 50, en yaşlısı 75 yaşında olan Seher Vakti Spor Ekibi üyeleri, Yozgat Bozok Üniversitesi öğrencileriyle birlikte haftalardır yoğun bir prova süreci yürütüyor. Bu sıra dışı birliktelik, provalar sırasında zaman zaman duygusal anlara, zaman zaman da kahkaha dolu sahnelere sahne oluyor ve kuşaklar arası etkileşimin en güzel örneklerinden birini sergiliyor.
Seher Vakti Spor Ekibi'nin deneyimli üyelerinden Osman İçme, tiyatro sahnesiyle geç yaşta tanışmanın getirdiği heyecanı dile getirdi. İçme, 'Yaşayarak oynuyoruz' sözleriyle, geçmişte Anadolu'da yaşanan gelenekleri sadece canlandırmakla kalmayıp, adeta yeniden deneyimleyerek sahneye taşıdıklarını vurguladı. Bu ifade, oyunun otantikliğini ve oyuncuların konuya olan derin bağlılığını ortaya koyuyor.
Seher Vakti Spor Ekibi adına konuşan Vedat Uslukılıç ise projenin kültürel boyutuna dikkat çekti. Uslukılıç, 'Biz burada sadece bir tiyatro oyunu hazırlamıyoruz. Anadolu’nun kültürünü, samimiyetini ve geçmişte yaşanan güzellikleri gençlere aktarmaya çalışıyoruz' ifadelerini kullandı. Gençlerle aynı sahneyi paylaşmanın kendileri için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu belirten Uslukılıç, bu birlikteliğin hem ekibe enerji verdiğini hem de geçmişle gelecek arasında güçlü bir kültürel köprü kurduğunu sözlerine ekledi.
Ekibin bir diğer değerli üyesi Sadullah Gürler de gençlerle aynı projede yer almanın kendilerini derinden etkilediğini ifade etti. Gürler, 'Bizim yaşadığımız gelenekleri bugün gençlerin sahiplenmesi çok kıymetli. Bu oyun sayesinde eski Anadolu kültürü yeniden canlanıyor. Gençlerin ilgisini görmek bizleri umutlandırıyor' diyerek, projenin kültürel süreklilik açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı ve gençlerin bu mirası sahiplenmesinin gelecek adına umut verici olduğunu belirtti.
'Bitirim Dünürlüğü' tiyatro oyunu, Yozgat'ta sadece bir sanat etkinliği olmanın ötesinde, kültürel hafızayı canlı tutan ve nesiller arası bağları güçlendiren önemli bir çalışma olarak değerlendiriliyor. Anadolu'nun unutulmaya yüz tutan geleneklerini mizah ve duyguyla harmanlayarak sahneye taşıyacak olan oyun, izleyicilere hem keyifli anlar yaşatacak hem de geçmişe duyulan özlemi yeniden canlandıracak derin bir deneyim sunacak.