Anadolu'nun kalbinde, tarihin derinliklerine kök salmış bir kent olan Yozgat, M.Ö. 3000'li yıllara dayanan ilk yerleşim izleriyle adeta bir zaman tüneli sunuyor. Bu kadim topraklar, Hititlerden Friglere, Lidyalılardan Perslere, Romalılardan Bizanslılara, Selçuklulardan Osmanlı İmparatorluğu'na kadar pek çok büyük medeniyete ev sahipliği yapmış, her birinin eşsiz izlerini bağrında taşımıştır. Modern Yozgat şehri 18. yüzyılda Çapanoğulları tarafından kurulmuş olsa da, bölgenin arkeolojik geçmişi, antik dünyanın en görkemli imparatorluklarının ayak izlerini barındırır.
Yozgat, dünya tarih mirası açısından kritik bir öneme sahiptir. Özellikle Alişar Höyüğü, bölgedeki yerleşimin Kalkolitik Çağ'a kadar uzandığını kanıtlayan en önemli arkeolojik alan olarak öne çıkar. Hititler döneminde ise Yozgat ve çevresi, imparatorluğun adeta can damarı olmuştur. Sorgun ilçesinde yer alan Uşaklı Höyük ve çevresindeki kalıntılar, Hititlerin dini ve idari merkezlerinin bu verimli topraklarda şekillendiğini gözler önüne sermektedir. M.Ö. 1200'lerde Hitit İmparatorluğu'nun yıkılışının ardından bölgeye Frigler hakim olmuş, daha sonraki Pers ve Roma dönemlerinde de stratejik bir askeri geçiş güzergahı olma özelliğini korumuştur.
Roma döneminde Yozgat, özellikle şifalı kaplıcaları ve dinlenme alanlarıyla ünlenmiştir. Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında "Kral Kızı" olarak anılan Basilica Therma (Roma Hamamı), yaklaşık 2000 yıldır termal suyunun kesintisiz aktığı, dünyadaki nadir antik yapılar arasında yer alır. Bu anıtsal yapı, Yozgat'ın Roma döneminde de elit bir yerleşim yeri olduğunun en somut kanıtıdır. Bizans ve ardından Selçuklu dönemlerinde de önemini koruyan bölge, ticari yolların kesişim noktası olma özelliğini sürdürmüştür.
Bugünkü Yozgat şehir merkezinin kuruluşu ise nispeten daha yakın bir geçmişe dayanır. 1761 yılında Çapanoğlu Ahmet Paşa tarafından temelleri atılan şehir, kısa sürede Anadolu'nun önemli bir idari ve ticari merkezi haline gelmiştir. Osmanlı döneminde "Bozok" sancağı adıyla anılan bu bölge, Milli Mücadele yıllarında da stratejik önemiyle dikkat çekmiş, bağımsızlık mücadelesine önemli katkılar sağlamıştır.