Vakıf, Balkan Göçmenleri İktisadi ve Araştırma Vakfı ile ortak projeler geliştirerek Türkiye’de ve Balkanlar’da kültür birliğini güçlendirmeye odaklanıyor. Cansız, bu iş birliklerinin, Balkanlarda Türk varlığını görünür kılmak, kültürü canlı tutmak ve gençlere örnek olacak projeler üretmek adına hayati önem taşıdığını vurguladı. Bu çalışmalarla, coğrafi sınırların ötesinde bir kültürel köprü inşa etme amacı güdülüyor.
Konuşmasında Balkan ve Trakya kökenli topluluklarda Ramazan geleneğinin hala büyük bir coşkuyla yaşatıldığına dikkat çeken Cansız, kendi çocukluğundan unutulmaz anılar paylaştı. Top patlatma geleneği ve sahur hazırlıklarının Ramazan’a kattığı büyülü atmosferi anlatan Cansız, hamur işleri ve böreklerin sadece bir yiyecek değil, aynı zamanda kültürel ritüellerin ve paylaşımların vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirtti. Bu geleneklerin küçük yaştan itibaren çocuklara aktarılmasıyla, topluluklar arasındaki birlik ve beraberliğin daha da pekiştiğini dile getirdi.
Cansız, Türkiye’deki ve Balkanlar’daki Türk toplulukları arasındaki dayanışmanın önemine vurgu yaparak, Bulgaristan, Kosova, Makedonya ve Batı Trakya’daki Türk kardeşleriyle yürütülen iş birliklerini anlattı. Kültürel aktiviteler ve geleneksel iftar programları aracılığıyla bu toplulukların bir araya getirildiğini belirten Cansız, “Balkanlarda Türk varlığı, bizim gücümüzdür. Birlik içinde olmalı ve kültürümüze sahip çıkmalıyız” sözleriyle güçlü bir mesaj verdi. Ayrıca, Ramazan ayında Ankara ve Sincan’da düzenlenen iftar organizasyonlarının, hem kültürel bağları hem de manevi birlikteliği güçlendiren önemli etkinlikler olduğunu ekledi.
Genç nesillere kültürel mirası aktarmanın kutsal bir görev olduğunu ifade eden Cansız, “Geçmişten geleceğe bir borcumuz var. Atalarımızdan aldığımız bu eşsiz kültürü ve vatanı yaşatmak zorundayız” dedi. Balkanları ve Trakya’yı asla unutmamak, gönül bağını koparmamak gerektiğinin altını çizen Cansız, Türkiye’de Türk olmanın kolaylığını, ancak Balkanlar’da Türk varlığını yaşatmanın büyük bir sorumluluk ve çaba gerektirdiğini çarpıcı bir şekilde dile getirdi. Bu mirasın, kimliğin ve geleceğin teminatı olduğunu vurguladı.
Konuşmasının sonunda Yozgatlılara ve tüm Trakya-Balkan dostlarına özel selamlarını yineleyen Cansız, “Hepimiz biriz ve kültürümüze sahip çıkarak onu geleceğe aktarmalıyız” diyerek birlik ve beraberlik çağrısını bir kez daha yineledi. Bu mesaj, kültürel zenginliğin korunması ve nesiller arası aktarımın hayati önemi konusunda güçlü bir bilinç oluşturmayı hedefliyor.